Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Postpartum dönemde cinsellik biyo-psiko-sosyal bir çerçevede ele alınmaktadır. Postpartum dönem, fizyolojik, hormonal, psikolojik ve sosyal sistemlerin yeniden yapılandığı kritik bir süreçtir ve bu süreçte cinsel fonksiyonlarda belirgin değişiklikler görülebilir. Özellikle östrojen düzeylerindeki azalma ve prolaktin artışı, vajinal kuruluk, libido kaybı ve cinsel yanıt döngüsünde bozulmalara yol açabilmektedir. Perineal travmalar, pelvik taban kas disfonksiyonu ve doğum sonrası ağrı ise postpartum disparoninin başlıca fizyolojik nedenleri arasındadır. Psikososyal açıdan beden imajı, annelik rolüne uyum, yorgunluk, uyku yoksunluğu ve postpartum depresyon cinsel işlev üzerinde önemli etkilere sahiptir. Ayrıca partner desteği ve çiftler arası iletişim, cinsel uyumun yeniden sağlanmasında kritik rol oynamaktadır. Klinik uygulamada PLISSIT modeli, postpartum cinsel sorunların değerlendirilmesi ve yönetimi için yapılandırılmış bir yaklaşım sunmaktadır. Kadın Cinsel İşlev Ölçeği ve Edinburgh Postnatal Depresyon Ölçeği, değerlendirme sürecinde önerilen araçlardır. Postpartum dönemde cinsel yaşama dönüş için evrensel bir zaman dilimi bulunmamakta olup, süreç bireysel iyileşme ve psikolojik hazır oluşa göre değişmektedir. Pelvik taban egzersizleri, lubrikan kullanımı ve duygusal yakınlığın desteklenmesi etkili müdahaleler arasındadır. Sonuç olarak postpartum cinsellik, bütüncül bakım yaklaşımı gerektiren çok boyutlu bir süreçtir.</jats:p>

Show More

Keywords

postpartum cinsel dönemde cinsellik fizyolojik

Related Articles

PORE

About

Connect