Abstract
<jats:p>Diyaliz tedavisi alan hastalarda enfeksiyonlar, yalnızca eşlik eden komplikasyonlar değil; mortalite, hastaneye yatış oranları ve tedavi sürekliliğini doğrudan etkileyen temel klinik belirleyicilerdir. Son dönem böbrek yetmezliğinde enfeksiyon gelişimi; üremik immün disfonksiyon, invaziv damar erişim yolları, sık sağlık hizmeti teması, komorbidite yükü ve antibiyotik maruziyeti ile ilişkilidir. Bu hastalarda enfeksiyonlar sıklıkla atipik başlangıç gösterebilir ve hemodinamik kırılganlık nedeniyle hızlı klinik kötüleşme ile seyredebilir. Enfeksiyon riskinde damar erişim tipi belirleyici olup, santral venöz kateterler arteriovenöz fistüllere kıyasla daha yüksek enfeksiyon oranları ile ilişkilidir. Bu nedenle güncel kılavuzlar, mümkün olan durumlarda arteriovenöz fistül kullanımını önermektedir. Diyaliz hastalarında sık görülen enfeksiyonlar arasında damar erişim yolu enfeksiyonları, kateter ilişkili kan dolaşımı enfeksiyonları, periton diyalizi ilişkili peritonit, viral enfeksiyonlar ve sistemik enfeksiyonlar yer almaktadır. Klinik yönetim; yalnızca antibiyotik tedavisini değil, aseptik uygulamaların sürdürülmesini, uygun kültür süreçlerinin yürütülmesini, antibiyotik doz ve zamanlamasının diyaliz programına göre düzenlenmesini ve hemodinamik izlemi içeren çok boyutlu bir yaklaşımı gerektirir. Özellikle peritonit ve kateter ilişkili enfeksiyonlarda erken tanı, tedavi başarısı ve komplikasyonların önlenmesi açısından kritik önemdedir. Hemşirelik bakımı; enfeksiyonların erken tanınması, erişim yolu bakımının standardizasyonu, hasta eğitimi ve enfeksiyon kontrol önlemlerinin uygulanmasında merkezi rol oynar. Sonuç olarak, diyaliz hastalarında enfeksiyonların bütüncül ve sistematik yönetimi, klinik sonuçların iyileştirilmesi ve tedavi sürekliliğinin sağlanmasında vazgeçilmezdir.</jats:p>