Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Diyabet, son dönem böbrek yetmezliğinin en sık etiyolojik nedenlerinden biri olup diyaliz gereksinimi gelişen hastaların önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Diyaliz tedavisi, glukoz metabolizması, sıvı-elektrolit dengesi ve kardiyovasküler sistem üzerinde belirgin etkiler yaratarak diyabet yönetimini daha karmaşık hale getirmektedir. Hem hemodiyaliz hem de periton diyalizi uygulanan hastalarda glisemik kontrol; diyaliz modalitesi, volüm durumu ve antidiyabetik ilaçların değişen farmakokinetik özelliklerine bağlı olarak farklılık göstermekte, bu durum hipoglisemi ve hiperglisemi riskini artırmaktadır. Hemodiyaliz sırasında ve sonrasında artan hipoglisemi riski nedeniyle insülin dozlarının diyaliz günlerinde dikkatle ayarlanması ve oral antidiyabetiklerin büyük bir kısmının ileri evre böbrek yetmezliğinde kullanımından kaçınılması önerilmektedir. Periton diyalizi alan diyabetli hastalarda ise diyalizat içindeki glukozun sistemik emilimi hiperglisemi ve kilo artışına yol açabilmekte, bu nedenle beslenme planı ve insülin gereksinimi bireyselleştirilmelidir. Diyabetli diyaliz hastalarında artmış komplikasyon yükü ve sık tedavi gereksinimi yaşam kalitesini olumsuz etkilerken, etkili metabolik kontrol ve multidisipliner yaklaşım yaşam kalitesinin korunmasında temel rol oynamaktadır.</jats:p>

Show More

Keywords

diyaliz gereksinimi diyabet böbrek sık

Related Articles

PORE

About

Connect