Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Dijital antisosyal davranışlar, nefret söyleminden trollüğe uzanan geniş yelpazede, salt bireysel patolojilerin veya ahlaki birer sapmanın ötesinde, kültürel olarak yapılandırılmış tercih fonksiyonlarının birer çıktısıdır. Bu eylemler, dijital ekosistemin mimarisiyle şekillenen, statü, kimlik inşası ve anlık psikolojik doyum gibi marjinal faydalar ile dışlanma gibi sosyal maliyetler arasındaki dinamik bir hesaplaşmaya dayanmaktadır. Dijital platformların anonimlik ve düşük hesap verebilirlik sunan yapısı, bireysizleşmeyi (kalabalık içinde kimliğini kaybetme) körükleyerek sosyal maliyetleri asgariye indirirken, algoritmik görünürlük negatif dışsallıkları aktör için rasyonel birer kazanıma dönüştürmektedir. Ancak bu rasyonalite evrensel olmamakla beraber “Bireycilik, Güç Mesafesi ve Norm Sıkılığı gibi kültürel boyutlar tarafından meşruiyet sınırları sistematik olarak yeniden çizmektedir. Örnek olarak, bireyci yapılarda ghosting veya trollük şahsi bir özerklik alanı olarak tolere edilirken, kolektivist toplumlarda aynı eylem ağır sosyal ihlal sayılmakta, ancak kolektif linç, paradoksal bir şekilde toplumsal düzeni koruma aracı olarak kutsanabilmektedir. Sonuç olarak, dijital saldırganlık, kimlik ekonomisi ile teknolojik teşviklerin birleştiği noktada gerekçelendirilen ve toplumsal bağlamda yerleşmiş bir tercih olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle etkili bir mücadele, salt yasaklayıcı önlemleri değil, faillerin fayda-maliyet dengesini kolektif refah lehine onaracak disiplinlerarası bir politika mimarisini zorunlu kılmaktadır. Bu perspektif, dijital şiddetin kök nedenlerini dijital platformların tasarımı ve kültürel rasyonalite düzleminde yeniden konumlandırmayı amaçlamaktadır.</jats:p>

Show More

Keywords

olarak dijital birer kültürel gibi

Related Articles

PORE

About

Connect