Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Kentsel hizmetlerin sunumunda etkinlik, kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik, yalnızca teknik kapasiteyle değil; yerel ihtiyaçları görünür kılan ve farklı aktörleri sürece dâhil eden bir yönetim yaklaşımıyla güçlenmektedir. Bu nedenle günümüzde kent yönetimi, kentsel hizmetlerin yukarıdan aşağıya biçimde planlandığı bir idari süreç olmanın ötesine geçerek demokratik katılımın kurumsallaştığı bir alana dönüşmektedir. Kentlilerin günlük yaşam pratikleriyle doğrudan ilişki içinde bulunan ve davranışsal boyutu güçlü olan atık yönetimi gibi hizmetlerde katılım, hizmetin başarısı açısından belirleyici bir unsur haline gelmektedir. Bu çalışma, kentsel hizmetlerde katılımın kuramsal temellerini tartışarak kentlilerin yalnızca hizmet alıcısı değil, aynı zamanda hizmetin tasarımında, uygulanmasında ve izlenmesinde rol üstlenen aktörler olduğu bir modele geçişin olanaklarını incelemektedir. Bu amaçla Arnstein’in katılım basamakları, Ostrom’un birlikte üretim yaklaşımı ve yönetişim literatürü ışığında katılımın düzeyleri ve sınırları ele alınmaktadır. Ayrıca literatürü tamamlayacak şekilde dünyadaki öncü uygulamalar ile Türkiye’deki yasal çerçeve ve yerel pratikler değerlendirilmektedir. Çalışmanın özgün katkısı, teknik ve sosyal yaklaşımları birleştirerek geliştirilen Katılımcı Kentsel Atık Yönetimi Modeli’dir. Model; mahalle ölçeğinde Atık Komiteleri üzerinden karar alma ve koordinasyonu güçlendiren bir yönetişim sütunu, puanlama ve teşvikler içeren ekonomik araçlar, sokak toplayıcılarının siteme dâhil edilmesini hedefleyen sosyal içerme yaklaşımı ve akıllı kent teknolojileriyle izleme/ geri bildirim mekanizmalarını bir araya getirmektedir. Böylece atık yönetimi, yalnızca lojistik bir belediye faaliyeti değil; yerel ölçekte üreten, sahiplenmeyi artıran ve toplumsal aidiyeti güçlendiren bir sosyal uzlaşı alanı olarak yeniden kurgulanmaktadır.</jats:p>

Show More

Keywords

kentsel yönetimi atık yalnızca değil

Related Articles

PORE

About

Connect