Abstract
<jats:p>Küreselleşme ve Endüstri 4.0 çağını yaşadığımız günümüz dünyasında güçsüzleri güçlüler karşısında koruyan ve böylece sosyal adaleti ve gelirin yeniden dağılımını sağlayan sosyal devlet anlayışı yeniden önem kazanmaya başlamıştır. Sosyal devlet anlayışı güçsüz kesimleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaletin ve sosyal barışın, sosyal ve ekonomik yaşamda tesis edilmesi için gerekli çalışmaları yapmaya çalışmaktadır. Toplumsal ya da gelir dağılımında meydana gelecek dengesizlikler yoksul kesimleri daha da yoksullaştırmakta ve böylece sosyal devlet uygulamalarına daha çok ihtiyaç duyulmaktadır. Sosyal ve ekonomik politikalar aracılığıyla, toplumun kendi ellerinde olmayan nedenlerle derin yoksulluğa düşen kesimlerine, sosyal ve ekonomik yönden yardımlar yapılmaya çalışılarak, sosyal barışın ve adaletin tesis edilmesine çalışılmaktadır. Böylece yoksul kesimlerin yaşam kalitesi düzeyleri yükseltilerek, insan onuru, şeref ve haysiyetine yaraşır yaşam düzeyine ulaşmaları amaçlanır. Yerel düzeyde sosyal devlet uygulamaları sosyal belediyecilikle kendini göstermektedir. Sosyal belediyecilik uygulamaları ile derin yoksulluğun etkisinde olan kitlelere sosyal yardımlar, sosyal hizmetler kanalıyla ekonomik, sosyal ve mali durumlarına katkıda bulunmaya çalışılmaktadır. Böylece iktisadi açıdan gelirin yeniden dağılımına katkıda bulunmak amaçlanmaktadır. Bu çalışmada derin yoksullukla mücadelede yerel yönetimlerin sosyal yardımlar, sosyal hizmetler yoluyla gerçekleştirmiş olduğu başlıca çalışmalar ve bunların toplumsal ve ekonomik etkileri incelenecektir.</jats:p>