Abstract
<jats:p>Bu derleme, karaciğer nakli sonrası yaşam kalitesini etkileyen faktörleri kapsamlı biçimde incelemeyi amaçlamaktadır. Karaciğer nakli, son dönem karaciğer yetmezliği ve seçilmiş karaciğer hastalıklarında yaşam kurtarıcı bir tedavi olup, cerrahi teknikler ve immünosüpresif tedavilerdeki gelişmeler sayesinde sağkalım oranları belirgin şekilde artmıştır. Bununla birlikte, uzun dönem başarının değerlendirilmesinde yalnızca sağkalım değil, yaşam kalitesi de temel bir ölçüt haline gelmiştir. Nakil sonrası yaşam kalitesi; cerrahi iyileşme süreci, komplikasyonlar, immünosüpresif ilaçların yan etkileri, yorgunluk, depresyon, psikososyal uyum ve ekonomik faktörler gibi çok boyutlu etkenlerden etkilenmektedir. Literatür genel olarak nakil sonrası yaşam kalitesinde artış olduğunu gösterse de bazı hastalarda psikososyal sorunlar devam edebilmektedir. Yaşam kalitesinin değerlendirilmesinde SF-36, CLDQ ve LDQOL gibi ölçekler yaygın olarak kullanılmaktadır. Hemşirelik bakımı, hasta eğitimi, rehabilitasyon programları, progresif gevşeme egzersizleri ve psikososyal destek uygulamaları, komplikasyonların önlenmesi ve tedaviye uyumun artırılması yoluyla yaşam kalitesini güçlendirmede önemli rol oynamaktadır. Sonuç olarak, multidisipliner ve bütüncül bakım yaklaşımları, karaciğer nakli sonrası yaşam kalitesinin sürdürülebilir biçimde iyileştirilmesinde kritik öneme sahiptir. This review aims to comprehensively summarize the factors affecting quality of life after liver transplantation. Liver transplantation is a life-saving treatment for end-stage liver disease and selected hepatic conditions. Advances in surgical techniques and immunosuppressive therapies have significantly improved survival rates. However, long-term success is no longer evaluated solely by survival but also by patients’ quality of life. Post-transplant quality of life is influenced by multiple factors, including surgical recovery, complications, side effects of immunosuppressive therapy, fatigue, depression, psychosocial adaptation, and economic burden. Although the literature generally indicates an overall improvement in quality of life following transplantation, some patients continue to experience psychological and social challenges. Standardized instruments such as SF-36, CLDQ, and LDQOL are commonly used to assess quality of life. Nursing care, patient education, rehabilitation programs, progressive muscle relaxation exercises, and psychosocial support play a crucial role in preventing complications, enhancing treatment adherence, and promoting overall well-being. In conclusion, multidisciplinary and holistic care approaches are essential to sustainably improve quality of life after liver transplantation and to support patients’ long-term physical and psychosocial adjustment.</jats:p>