Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Yönetim düşüncesi, sanayi devriminden günümüze kadar önemli bir gelişim süreci göstermiştir. Bu süreçte ortaya çıkan farklı yönetim yaklaşımları, örgütlerin yapısını, işleyişini ve çalışan davranışlarını açıklamaya yönelik çeşitli perspektifler sunmuştur. Klasik yönetim teorileri, verimlilik, iş bölümü, otorite ve rasyonellik ilkeleri üzerine kurulmuş olup örgütleri mekanik yapılar olarak ele almıştır. Ancak çalışanların psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi birtakım sorunları beraberinde getirmiştir. Bu eksiklikler, insan davranışlarını merkeze alan neoklasik yaklaşımın gelişmesini sağlamıştır. Neoklasik anlayış, motivasyon, informal gruplar, iletişim ve liderliği yönetimin temel boyutları olarak değerlendirmiştir. Daha sonraki dönemlerde gelişen modern yönetim yaklaşımları ise örgütleri çevresiyle etkileşim halinde olan açık sistemler olarak ele almış ve her durum için tek bir en iyi yönetim biçiminin olamayacağını savunmuştur. Sistem ve durumsallık teorileri, yönetimde esneklik, geri bildirim, çevresel uyum ve bağlamsal değerlendirme gibi kavramları ön plana çıkarmıştır. Bu tarihsel süreç, yönetim biliminin dinamik bir yapıya sahip olduğunu ve çevresel koşullara bağlı olarak sürekli dönüşüm geçirdiğini göstermektedir. Bu bölümde, yönetim biliminin tarihsel süreç içerisinde geçirdiği dönüşüm ele alınmaktadır.</jats:p>

Show More

Keywords

yönetim olarak yaklaşımları davranışlarını teorileri

Related Articles

PORE

About

Connect