Abstract
<jats:p>Memeli spermatozoonları, yalnızca döllenme amacıyla evrimleşmiş, yüksek derecede özelleşmiş ve bölümlenmiş hücrelerdir. Sperm başı, protaminlerle paketlenmiş hiper yoğunlaşmış DNA, indirgenmiş bir nükleer zarf ve zona pellucida’yı aşmayı sağlayan enzimleri içeren akrozomu barındırır. Kuyruk, orta parça, ana parça ve son parçadan oluşur ve hareketliliğini aksonemin korunan 9+2 mikrotübül düzeni ile sağlar. Dış ve iç dinein kolları, dinein düzenleyici kompleksi ve post-translasyonel modifikasyonlar tarafından düzenlenerek mikrotübül kaymasını koordine eder ve flagellar dalgaların oluşumunu sağlar. Kalsiyum iyonları (Ca²⁺), eğrilik, vuruş simetrisi ve hareketliliğin kritik düzenleyicisidir; orta parçadaki mitokondrilerin Ca²⁺ homeostazına katkısı olabileceği düşünülmektedir. Ejakülasyon sonrasında, spermatozoonlar kapasitasyon olarak bilinen ve fizyolojik, biyokimyasal ve moleküler değişiklikleri içeren bir süreçten geçmeden döllenme yeteneği kazanamaz. Kapasitasyon hızlı ve yavaş olaylar olarak iki faza ayrılır. Hızlı olaylar, Na⁺/HCO₃⁻ kotransportörü aracılığıyla bikarbonat girişini, çözünebilir adenilat siklazın (sAC) aktivasyonunu, siklik AMP (cAMP) ve protein kinaz A (PKA) aktivitesindeki artışı, iyon kanalı modülasyonunu (ör. CatSper), fosfolipid karışmasını ve kolesterol yeniden dağılımını içerir. Yavaş olaylar ise albümin gibi kolesterol alıcılarını, sürdürülen cAMP düzeylerini ve başlıca Src ailesi kinazlar tarafından gerçekleştirilen protein tirozin fosforilasyonunu gerektirir; fare ve insan spermlerinde bu kinazların rolleri farklılık gösterir. Ca²⁺, kapasitasyonun her iki fazını da etkiler ve bağlama bağlı olarak uyarıcı veya baskılayıcı etki gösterebilir. Özellikle farelerde yapılan deneyler, hücre içi Ca²⁺ seviyelerinin yapay olarak yükseltilmesinin cAMP/PKA’ya bağımlı yolları atlayarak “kapasitasyonu gerçekleşmemiş” spermatozoonların in vitro ortamda oositleri dölleyebilmesini sağladığını göstermektedir. Tüm bu bulgular, sperm yapısının özel tasarımını ve kapasitasyonun sıkı biçimde düzenlenen sinyal yollarını ortaya koymakta; Ca²⁺’ın döllenme biyolojisinde merkezi bir ikincil haberci olduğunu vurgulamaktadır.</jats:p>